Yalnızca ilan vermek için WhatsApp:0538 364 88 33(Kemal)(Sadece Whatsapp)

(Saat 10:00-21:00 saatleri arası yazın lütfen)


GOLD İlan Alanı WhatsApp 0538 364 88 33 (Kemal)


001 002 003 004 005 006
007 008 009 010 011 012
013 014 015 016 017 018
019 020 021 022 023 024
025 026 027 028 029 030
031 032 033 034 035 036
037 038 039 040 041 042
043 044 045 046 047 048
049 050 051 052 053 054
055 056 057 058 059 060
061 062 063 064 065 066
067 068 069 070 071 072
073 074 075 076 077 078
079 080 081 082 083 084
085 086 087 088 089 090
091 092 093 094 095 096
097 098 099 100 101 102
103 104 105 106 107 108
109 110 111 112 113 114
115 116 117 118 119 120
121 122 123 124 125 126
127 128 129 130 131 132
133 134 135 136 137 138

 

İnsanları yargılamadan önce kendi hatalarımızı göz önünde bulundurursak, bu konudan hızlıca uzalaşmış oluruz. Çünkü hatasız olmayan insan yoktur. En bilge insanlar bile hata yapabilir. Zaten insan hataya meyilli bir http://www.pcmusician.net varlıktır. Günlük hayatımızda bununla ilgili birçok örnek verilebilir. Suç oranının yükselmesi sebebiyle bazen yolda yürümeye bile çekinebiliyoruz. Akla hayale gelmeyen suç çeşitleri var ki, örneğin yolda hızlıca koşan bir insan görülse acaba kapkaç yada birinimi gaspetti gibi düşünmeye başlarız. Hatta siz dikkatlice bakınca size bakan insanların, baktığınız noktaya merakla odaklandığına şahit olursunuz. Böylelikle bir anda çarşıdaki tüm gözler koşan adama çevrilir. Korkmayın, koşan kişinin telaşı otobüse yetişmektir. Bunun gibi bazen komik anlara denk gelebiliyoruz. Fakat başka bir zaman aynı duruma siz düşseniz aklınıza bu sahne gelecek ve koşmaktan çekineceksiniz. Suç işlemiş gibi bir izlenim görüntüsünden dolayı belkide yetişmeniz gereken yere geç kalacaksınız. Aslında bu tip durumlar bir yandan da kişinin özgürlüğünü kısıtlıyor. Suç oranlarının çeşitlilik göstermesinden ötürü ve aynı zamanda çevrenizdeki insanların sizin düşüncelerinizi okuyamayacağı için bir nevi tutsak bir döngü oluşmaktadır. Gelin, olayı biraz daha derinleştirelim. Hayata tutunabilmek için insan çalışmak zorundadır. Hele ki nüfus oranının hızla yükseldiği bir yerde yaşıyorsanız ekmek bulmak daha da zorlaşır. Bir dilenci düşünün ve sizden para dileniyor. Vicdanınızdan dolayı cebinizdeki bozuk parayı ona vermek istersiniz. Daha sonra şöyle bir duraklar ve düşünürsünüz. Bir haberde gördüğünüz şey aklınıza gelir. Dilenci kadının üç katlı evi varmış. Bu sefer dilencinin önünden hızla geçip gidersiniz. Çünkü sizden bile daha zengindir. Fakat unuttuğunuz bir şey var. O dilenci belkide gerçekten ihtiyaç sahibidir. Evde hasta bir çocuğu yada ekmeğe muhtaç bir ailesi olabilir. Art niyetli bir dilencinin yüzünden gerçek manada muhtaç insanları es geçmiş olursunuz. Bir kişinin uyanıklığının cezası masum insanlara da kesilmiş olmaz mı. Genellemeye göre hareket edecek olursak hayatın içinde tamamiyle duyarsız bir insan oluruz. Sizin bile aldığınız maaş daha ayın ortası bile gelmeden tükeniyorsa, sokaktaki insanları artık siz düşünün. Bir diğer açıdan örneğin bir arkadaş ortamındasınız. Bulunduğunuz ortamda olmayan bir arkadaşınızın dedikodusu yapılıyor olduğunda, vereceğiniz ilk tepki merakla dinlemek olacaktır. Çünkü toplum olarak her söylenene inanmak gibi bir hastalık vardır. Halbuki belki söyleyen kişi ona olan düşmanlığından dolayı yalan yanlış konuşuyor olabilir. Bu durumun çirkinliğini anlamak istiyorsanız, kendinizi o ortamdan soyutlayın ve empati kurun. Az önce arkasından konuşulan kişi siz olsanız hiçte hoşunuza gitmez eminim. Bu bakımdan olaylara her zaman geniş açılı yaklaşmamız, bizi yanlıştan alıkoyup hatalarımızı azaltmaya yardımcı olacaktır. Biraz farklı bir örnek verecek olursak, izlediğimiz dizi yada filmleri hatırlayın. Hatta en çok vurgu yaptıkları noktayı ele alın. Filmlerin çoğu yanlış anlaşılma, ön yargı ve düşündüğün gibi değil felsefesinde hareket etmektedir. Buradaki amaç, bazen herşey göründüğü gibi değil mesajını verebilmektir. Bunun yüzünden nice aşklar yok olmuştur. Hatta çoğu insan hayatından bile olmuştur. Elbette bazı iyi niyetli yaklaşımlar dışardan bakıldığında ön yargıya müsait olabiliyor. Kulaktan dolma bir yaşantı biçiminden sıyrılmadığımız sürece bu sıkıntılar hayatımızın her köşesinde varlığını koruyacaktır. İçi boş olan bir kap düşünün ve bunu damla damla akan bir musluğun altına koyun. Bir kaç damlanın herhangi bir etkisi olmadığını bilsekte, damlaların çoğalması durumunda aynı şeyi söyleyemeyiz. Irmaklar nehirlere, nehirler göllere, göller ise denize dönüşür. Denizin son haddi okyanus ise, bir damlayı küçümsemenin sonuçları hakkında sanırım genel bir ipucu vermiş oluruz. Http://affiliates2.com

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Name *
Email *
Website